banner
● Acil Servis
● Anesteziyoloji ve Reanimasyon
● Beyin Cerrahisi
● Çocuk Cerrahisi
● Çocuk Hastalıkları
● Fizik Tedavi
● Dahiliye
● Genel Cerrahi
● Genel Yoğun Bakım
● İntaniye
● Kadın Hastalıkları ve Doğum
● Kalp ve Damar Cerrahi
● Kardiyoloji
● Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
● Ortopedi ve Travmatoloji
● Radyoloji
● Üroloji
● Yeni Doğan Yoğun Bakım

      KULAK, BURUN VE BOĞAZ HASTALIKLARI  

       Özel Gaziantep Sevgi Hastanesi  Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Bölümü’nde,  multidisipliner yaklaşım ile tanı, tedavi ve ameliyatları yapılan hastalıklar şunlardır :

 .   Alerji

 .  Boğaz ağrısı, bademcik enfeksiyonu, farenjit,

  .  Baş ve yüz ağrısı,

 .   Baş dönmesi (Vertigo )

  .  Boyunda şişlik,

  .  Burun akıntısı,

  .  Burun kanaması,

  .  Burun tıkanıklığı,

  .  Dış kulak enfeksiyonu,

  .  Dil bağı,

  .  Geniz akıntısı,

  .  Geniz eti,

  .  Horlama ve uyku apnesi, (Uykuda nefes durması)

  .  İşitme kaybı işitme testi,

  .  Konuşma bozuklukları,

  .  Kulak ağrısı,

  .  Kulak akıntısı,

  .  Kulakta  çınlama ve uğultu, ses (tinnitus)

  .  Kulak kaşıntısı,

  .  Kulak kiri (Buşon),

  .  Orta kulak enfeksiyonu,

  .  Reflü,

  .  Ses kısıklığı,

  .  Sinüzit,

  .  Uzamış öksürük,

  .  Yutma güçlüğü,

  .  Yüz felci.

         Yapılan işlemler ve ameliyatlar;

  .  Mikroskopik kulak muayenesi,

  .  Endovizyon sistemi ile burun, geniz, gırtlak ve ses tellerinin muayenesi,

  .  Kulak temizliği (vakum ile),

  .  Bademcik ve geniz eti ameliyatları (tonsillektomi ve adenoidektomi) ( Thermal Welding Yöntemi)

  .  İşitme testi,

  .  Burun kemik ve  kıkırdak eğriliklerini düzeltme ameliyatları (septoplasti),

  .  Burun estetiği (rinoplasti, septorinoplasti),

  .  Burun etlerine cerrahi müdahale (konka bülloza, konka hipertrofisi),

  .  Kronik sinüzit ve burun polipleri ameliyatları (endoskopik sinüs cerrahisi),

  .  Kulak zarına tüp takılması,

  .  Kulak zarı tamiri (miringoplasti),

  .  Kulakta kemikçik ve zarı tamiri (timpanoplasti),

  .  Kepçe kulak ameliyatı,

  .  Mikroskop ile ses teli ameliyatları (ses telinde nodül, polip, kist),

  .  Horlama ameliyatları ( radyofrekans ile damak ve konka (burun eti) küçültülmesi  ameliyatı),

  .  Boyundaki kitlelerin ameliyatları (tiroglossal kist, brankial yarık kisti……. gibi ),

  .  Tükürük bezi ameliyatları.

            GENİZ ETİ ( ADENOİD VEJETASYON ), ADENOİDEKTOMİ

      Geniz eti burnun arka tarafında, küçük dilin üst tarafında kalan bir yapıdır. Özellikle çocukluk çağında olması gerekenden fazla büyümesi durumunda genizi tıkayarak aşağıdaki sağlık sorunlarına yol açabilir;

      1. Burun tıkanıklığı

      2. Horlama ve uykuda nefes durması ( uyku apnesi), ağız açık uyuma

      3. Mikroplar için besi yeri olması, buna bağlı sık sinüzit geçirilmesi, burun akıntısı, geniz akıntısı, uzamış öksürük

      4. Orta kulak enfeksiyonuna zemin hazırlaması, orta kulak havalanmasının bozulmasına neden olması, buna bağlı işitme kaybı, kulakta tıkanıklık, sıvı birikmesi

      5. Ağız solunumu, genizden konuşma

      6. Diş, diş eti hastalıkları, damak bozuklukları, yüz gelişimi bozuklukları

      7. Vücut kendini uykuda yeniler, büyüme hormonları uykuda salgılanır. Burun tıkanıklığı nedeniyle hasta rahat nefes alıp veremediği için uyku kalitesi düşer. Buna bağlı olarak sabahları dinlenmiş uyanamama, iştahsızlık, gelişme geriliği,sinirlilik, dikkat dağınıklığı, okulda başarısızlık, sık hastalanma görülebilir.

Tanısı hastanın öyküsü,fizik muayene, endoskopi ve radyolojik görüntüleme ile konulur.

Tedavisi geniz etinin ameliyatla alınması (Adenoidektomi) ve takibinde gerekirse antibiyotik, alerji, reflü ilaçları verilerek yapılır. Bazı hastalarda ameliyat sonrası gerekli ilaç tedavisi yapılmazsa nadiren geniz eti tekrarlayabilir.

             BADEMCİK ENFEKSİYONU ( TONSİLLİT ), TONSİLLEKTOMİ

         Bademcikler (Tonsiller) sağda ve solda olmak üzere iki adettir. Bademcikler, bağışıklık sisteminde yer almasına rağmen , bazı durumlarda yarar-zarar dengesi göz önünde bulundurularak ameliyatla alınması gerekebilir ;

      1. Hava yolunu tıkayarak nefes almayı zorlaştıracak kadar büyümüşse

      2. Uykuda nefes durmasına (uyku apnesi) ve horlamaya neden oluyorsa

      3. Yutma güçlüğüne neden oluyorsa

      4. Konuşma bozukluğuna yol açıyorsa

      5. Tümör şüphesi varsa, özellikle tek taraflı bademcik büyümelerinde biyopsi amaçlı

      6. Sık bademcik enfeksiyonu öyküsü varsa ( 1 yılda 7 kez ya da daha fazla, 2 yılda her yıl için 5 kez ya da daha fazla, 3 yılda her yıl için 3 kez ya da daha fazla bademcik enfeksiyonu öyküsü ). Her boğaz ağrısı tonsillit değildir. 39-40 derece yüksek ateş, bademcik üzerinde beyaz tabakalanma, boyunda lenf bezi büyümeleri tonsillit olduğunu gösterir. Bu hastalarda bademcikler mikroplar için besi yeri oluştururlar, mikroplar burada çoğalırlar ve vücuda zararlı maddeler salgılarlar, mikroplar kimi zaman kana ve lenf sistemine geçerek diğer organlarda da hasara neden olabilirler.

      7. Bademcik absesi geçiren hastalarda tedavi sonrasında

      8. Bademcik enfeksiyonuna bağlı romatizmal ateş (eklemlerin ve kalp kapaklarının iltihabı) , akut glomerulonefrit (böbrek iltihabı), febril konvülzyon (ateşe bağlı havale geçirilmesi) gibi komplikasyonların medikal kontrolü sağlanamamışsa

      9. Bademciklerdeki uzun süreli kronik iltihaba bağlı ağız kokusu

        Çok gerekli olmadıkça 3 yaş altındaki çocuklarda tonsillektomi yapılmaması önerilir.

        3 yaşın üzerindeki çocuklarda ve yetişkinlerde yukarıdaki durumlarda yapılabilir.

               ORTA KULAKTA SIVI BİRİKMESİ ( SEKRETUAR OTİTİS MEDİA ),MİRİNGOTOMİ VE KULAK ZARINA VENTİLASYON TÜPÜ TAKILMASI

            Çeşitli nedenlerle orta kulağın havalanmasının bozulduğu çocuklarda (bazen yetişkinlerde), orta kulakta oluşan negatif emme basıncına bağlı olarak çevre dokulardan orta kulak içine doğru sıvı ve bazı iltihabi maddelerin birikmesi meydana gelir.

             Hem biriken bu sıvının kendisi, hem de eğer tedavi edilmezse zaman içinde bu sıvı içinde biriken bazı maddeler ve hücreler kulak zarında, kemikçik zincirde, kulağın diğer kemik yapılarında ve hatta iç kulakta hasara neden olarak uzun vadede işitme kaybına, çınlamaya, baş dönmesine, kulak zarında çökmeye, delinmeye, kolesteatomaya, bunlara bağlı kötü kokulu kulak akıntısına, yüz felcine, menenjite, beyin absesine zemin hazırlayabilir. Bütün bu olabilecekleri önlemek için ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalarda kulak zarına küçük bir çizik atıp, buraya ventilasyon (havalandırma ) tüpü takmak gerekebilir. Bu tüp ortası delik küçücük bir makaraya benzetilebilir, dışarıdan görülmez. Genellikle 1,5 ay ile 1,5 yıl arasında kalabilir, kendiliğinden atar. Nadiren kendiliğinden atmazsa, KBB uzmanı tarafından çıkarılır. Bazı durumlarda kendiliğinden atmayan tüpler kullanılabilir. Ventilasyon tüpü olan hastaların orta kulağa su kaçıp iltihaplanmaması için, kesinlikle kulaklarını sudan korumaları gereklidir. Genellikle ventilasyon tüpü takılırken, geniz etine de bakılır, varsa adenoidektomi yapılarak geniz eti de alınır. Yetişkinlerde genizden (nazofarenksten) körlemesine biyopsi alınması gerekebilir.

                SEPTUM DEVİASYONU ( BURUNDA KIKIRDAK-KEMİK EĞRİLİĞİ ), SEPTOPLASTİ

          Her iki burun deliğini birbirinden ayıran, kıkırdak ve kemikten oluşan yapıya nazal septum denir. Septumdaki doğuştan ya da sonradan burun kırılması nedeniyle oluşan eğrilikler burun tıkanıklığına, sık sinüzit geçirilmesine, ağız solunumuna, yüz ve baş bölgesinde temas ağrısına, horlamaya, uykuda nefes durmasına (uyku apnesi), ağız kokusuna neden olabilir. Tedavisi septoplasti denilen ameliyatla eğriliğin düzeltilmesidir. Burun içinde tıkanıklık yapan başka bozukluklar da varsa aynı ameliyat sırasında düzeltilebilir ( Konka denilen kemik ve etten oluşan yapıların küçültülmesi gibi). Çevrenizde burun ameliyatı oldum, fayda görmedim diyenler olabilir. Oysa uygun hastada, uygun teknikle yapıldığında hastayı rahatlatan, oldukça yüz güldürücü sonuçları olan bir ameliyattır.

         Ayrıca uyku apnesi nedeniyle BPAP, CPAP kullanan hastalarda, küçük bir bölgedeki septum deviasyonu bile burundan geçen hava akımını bozarak, hastanın cihaza uyum sağlayamamasına neden olur. Bu hastalarda doğrusu cihaz kullanımına geçmeden önce, atlandıysa uyum problemiyle karşılaşıldığında KBB uzmanına yönlendirilerek septum deviasyonu ya da diğer burun tıkanıklığına neden olabilecek problemler açısından değerlendirilip, sorunun ameliyat ve/veya ilaç tedavisiyle düzeltilmesi gerekir.

              BURUN ESTETİĞİ AMELİYATI ( RİNOPLASTİ )

          Burnun dışarıdan estetik olarak beğenilmediği durumlarda yapılır. Burun sırtında çıkıntı olması, burnun eğri olması, burun ucunun dolgun ya da düşük olması , bazen kaza, ameliyat gibi nedenlerle burnun çökmesi bunlar arasında sayılabilir. Beraberinde burun içindeki eğrilikler ve tıkanıklar da düzeltilebilir (Septorinoplasti, konka müdahaleleri). Hastaya göre açık ( burun ucundan minik bir kesi ile) ya da kapalı ( burun içinden kesi ile) teknikler kullanılabilir. Bu ameliyatlarda amaç bir taraftan burnun asıl fonksiyonu olan sağlıklı nefes alıp vermeyi korurken ya da sağlarken, diğer taraftan hastanın yüz ve burun anatomisine uygun en estetik görünümü sağlamaktır

               ENDOSKOPİK KONKA BÜLLOZA REZEKSİYONU

           ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ

         Burun içinde her iki tarafta orta konka denilen, kemik ve etten oluşan yapının, birinin ya da ikisinin muayenede normalden büyük , bilgisayarlı tomografide kemikten oluşan kısmın büyük ve balon gibi içinde hava dolu görünmesi durumuna 'Konka Bülloza' denir. Konkanın bülloz olması halinde burun tıkanıklığına, sinüslerin boşalma yollarını tıkayarak sık ya da uzamış sinüzite, burun içindeki diğer yapılara temas ederek temas baş ve yüz ağrısına neden olabilir. Tedavisi endoskopik cerrahi ile konkanın küçültülmesidir.

          Endoskopik Sinüs Cerrahisi Nedir?

       Ameliyatın teleskop (endoskop)denilen ince uzun aletlerle burnun, sinüslerin ağızlarının ya da içlerinin kamera ile görülerek yapıldığı , dışarıdan herhangi bir kesi olmayan ameliyatlardır. Böylece daha önceleri ulaşılamayan bölgeleri direkt görmek ve müdahale etmek mümkün olmuş, ayrıca eskiden yapılan geniş kesilere çoğunlukla gerek kalmamıştır. Endoskopik Sinüs Cerrahisi ile tedaviye dirençli sinüzitlerde, nazal poliplerde (burun ve/veya sinüslerin içinde polip denilen etsi yapılar) oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.

               HORLAMA VE UYKUDA NEFES DURMASI ( UYKU APNESİ )

          Horlama ve uykuda nefes durması yani uyku apnesi, hastanın çevresindekileri rahatsız eden bir gürültü probleminden çok daha önemli olan ve ihmal edilmemesi gereken bir sağlık problemidir. Vücut kendini uykuda yeniler, her gün vücudumuzda oluşan kanser hücrelerinin yok edilebilmesi, hastalıkların iyileşebilmesi, metabolizmamızın düzgün çalışabilmesi için yeterli ve kaliteli uyku uyuyabilmek çok önemlidir. Yeterli ve kaliteli uyku olmadığında, sabahları dinlenmiş uyanamama, gerginlik, sinirlilik, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon bozukluğu, okulda ve işte performans düşüklüğü, gün boyu uykululuk hali, cinsel fonksiyon bozukluğu, hastalıklara karşı direncin düşmesi, yüksek tansiyon,, kalp- damar hastalıkları, felç gibi hastalıkların hem görülme sıklığının hem de şiddetinin artması, kilo alma ve her türlü çabaya rağmen kilo verememe gibi sorunlar ortaya çıkar.

           Horlama ve uyku apnesi olan hastaların öncelikle bir KBB uzmanına başvurması ve üst solunum yollarında tıkanıklığa yol açan her hangi bir sorunun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Eğer burunda ve boğazda tıkanıklığa yol açan bir neden tespit edilirse, bunun ameliyat ve/veya ilaçla tedavisi yapılır. Hastaların önemli bir kısmı bu aşamada rahatlar. Ancak hastaların bir kısmı rahatlamayabilir ya da en başta hastada herhangi bir sorun tespit edilmeyebilir. Bu hastalar uyku laboratuarına yönlendirilerek bütün gece uyku sırasında tüm vücut fonksiyonları takip edilir ve kaydedilir. Bu kayıtlar incelenerek, hastada uyku apnesi olup olmadığı, varsa apnenin ağırlık derecesi belirlenir. Apnenin derecesine ve hastanın durumuna göre başka ameliyatlara ya da hastanın gece uyurken cihaz kullanmasına karar verilebilir. Bu cihazlar BPAP, CPAP cihazı diye adlandırılırlar ve gece boyunca hastaya basınçlı hava solutarak apne gelişmesini engellerler.

           ALERJİK NEZLE ( ALERJİK RİNİT )

        Bahar aylarında ya da yıl boyu olabilir. Burun tıkanıklığı, akıntısı,kaşıntısı, hapşurma, genizde kaşıntı hissi, kulaklarda dolgunluk-tıkanıklık hissi, horlama, uyku apnesi, sık sinüzit, uzamış öksürük, sık orta kulak iltihabı geçirilmesi gibi sorunlara neden olur. Alerjik nezle tedavi edilmediği takdirde alerjik astımı olanlarda astımın şiddetlenmesine yol açabilir. Alerji testleriyle alerji nedeni belirlenebilir. Bu alerjenden kaçınma-korunma açısından önemlidir. Ancak sıklıkla alerji testleri negatif olabilmektedir. Çoğunlukla alerji tedavisinde ilaç kullanılır. Bu ilaçlar alerjinin kendisini ortadan kaldırmamakta, hastanın şikayetlerini rahatlatmaktadır. Bu nedenle hastaların şikayetleri olduğu sürece bu ilaçları hekimlerinin kontrolü altında kullanmaları gereklidir.

        MİKROSKOPİK KULAK AMELİYATLARI (MİRİNGOPLASTİ,TİMPANOPLASTİ,OSSİKÜLOPLASTİ,MASTOİDEKTOMİ, STAPES CERRAHİSİ )

         Sık ya da sürekli kulak akıntısı olan ( bazen kötü kokulu) hastalarda , kulak zarında çökme ya da delinme, işitmeyi sağlayan kemikçik zincirde erime, kopukluk ya da kireçlenmeye bağlı işitme kaybı, çınlama,baş dönmesi olabilir. Bu şikayetlerin yanısıra eğer hastalık ihmal edilirse, beyine, iç kulağa iltihap ilerleyebilir, menenjit, beyin absesi, işitmenin tamamen kaybı, şiddetli baş dönmeleri, yüz felci meydana gelebilir.

        Kulak ameliyatlarının birincil amacı, kulak içindeki ve kulak çevresindeki yapılardaki iltihabı temizleyerek iltihabın daha fazla yayılıp ileri problemlere yol açmasını önlemektir. İkincil amaç ise kulak zarındaki deliği kapatıp, işitmeyi sağlayacak kemik zinciri bütünlüğünü sağlamaktır. Günümüzde kulak ameliyatları mikroskop altında yapılmaktadır ve oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.

            İŞİTME KAYBI

     Dış kulak, orta kulak ve iç kulaktaki hastalıklar , bazı sistemik ve nörolojik hastalıklar, yüksek gürültüye maruz kalmak, bazı ilaçlar, yaşlılık, kulakta kulak kiri birikmesi işitme kaybına neden olabilir. Bu tür yakınmaları olan ya da ani işitme kaybı gelişen (hemen) hastanın bir KBB uzmanına başvurması önerilir.

            BAŞ DÖNMESİ ( PERİFERİK VERTİGO)

      Dış kulak, orta kulak ve iç kulaktaki hastalıklar , etraf döner tarzda baş dönmesine, bulantı- kusmaya ve/veya kulaklarda çınlama-uğultu, işitme kaybı,basınç-dolgunluk hissine yol açabilirler. Hastanın şikayetleri sağa-sola baş hareketleriyle, yere eğilip, yukarı doğrulmakla ortaya çıkabilir ya da artabilir. Hasta gözleri kapalı, hareketsiz durunca daha rahat hissedebilir. Bu tür yakınmaları olan hastanın bir KBB uzmanına başvurması önerilir. Hastada nörolojik ya da sistemik hastalıklar düşünüldüğünde ilgili bölümlere yönlendirilir.

           KULAKTA ÇINLAMA-UĞULTU ( TİNNİTUS )

        Dış kulak, orta kulak ve iç kulaktaki hastalıklar, kulak kiri, bazı sistemik hastalıklar, nörolojik hastalıklar kulakta çınlama-uğultuya neden olabilir.Bu tür yakınmaları olan hastanın bir KBB uzmanına başvurması önerilir.

           YÜZ FELCİ ( PERİFERİK FASİAL PALSİ, PARALİZİ )

     Yüz felci kulak, tükrük bezi ya da beyin kaynaklı olabilir. Bu tür yakınmaları olan hastanın KBB ve gerekirse Nöroloji uzmanına başvurması önerilir.

           KEPÇE KULAK DÜZELTİLMESİ

     Normalden daha fazla kepçe şeklinde dışarı dönük kulaklar, basit bir cerrahi yöntemle daha estetik bir görünüme kavuşabilmektedir.

          MİDEDEN YUKARI ASİT KAÇAĞI ( GASTRO-ÖZEFAGEAL REFLÜ )

      Normalde sadece midede olması gereken midenin asitli suyunun, kaçışı engelleyen mekanizmaların çeşitli nedenlerle bozulması sonucu yukarıya doğru yemek borusuna, gırtlağa, yutağa ve genize doğru kaçma durumudur. Asit ulaştığı bölgelerde tahrişe ve iltihaba neden olur. Buna bağlı olarak, uzamış öksürük, boğazda takılma hissi, sık boğaz temizleme ihtiyacı, ses kısıklığı, farenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı gelişebilir. Endoskopik muayenede gırtlak ve yemek borusu ağzı çevresinde belli bölgelerde ödem görülür. Tedavisi ilaç, yeme-içme ile ilgili bazı önerilere uyularak yapılır. Gerekirse reflü açısından ileri değerlendirme için hasta Gastroenteroloji ve Genel Cerrahi uzmanına yönlendirilir.

         SES KISIKLIĞI VE MİKROSKOPİK SES TELİ AMELİYATI( SÜSPANSİYON DİREKT LARİNGOSKOPİ VE BİYOPSİ )

     Ses kısıklığı oldukça önemli bir belirtidir. Basit bir ses teli iltihabından gırtlak (larenks) kanserine kadar birçok durumda ortaya çıkabilir.

    Ses telindeki nodüllere, poliplere, gırtlak kanserine bağlı ses kısıklığı gelişebileceği gibi, ses teli felcine, tiroid ameliyatından sonra, ameliyatlarda ve yoğun bakımda entübasyon sonrasında, boyundaki kitlelerin basısına, asit reflüsüne bağlı da ses kısıklığı gelişebilir.

     Ses telinde nodül, polip, tümör şüphesi varsa bunların mikroskop altında ameliyatla alınarak patolojiye gönderilmesi gerekir. Bu tür yakınmaları olan hastanın bir KBB uzmanına başvurması önerilir.

          BOYUNDA ŞİŞLİK, KİTLE, LENF BEZİ BÜYÜMESİ

      Boyundaki şişlikler, kitleler, lenf bezi büyümeleri çok basit bir üst solunum yolu ya da diş ve dişeti enfeksiyonuna bağlı gelişebileceği gibi, baş-boyun bölgesi ya da vücudun herhangi bir bölgesindeki kanser dokusundan da kaynaklanıyor olabilir. Bu nedenle hiç ihmal edilmeden hemen bir KBB uzmanına baş vurulmalıdır.Kitleden ince iğne aspirasyon biyopsisi,tüm baş-boyun bölgesinden endoskopik biyopsiler alınması, lenf bezinin çıkarılıp patolojiye gönderilmesi gerekebilir. Tükrük bezi hastalıklarında da doku biyopsisi gereken durumlarda tükrük bezinin alınması gerekebilir. Bazı anne karnında kaybolması gereken dokuların doğumdan sonra vücutta kalıp, iltihaplanmasına bağlı gelişen kistik boyun kitleleri de olabilir. Bunların tedavisi ameliyatla kitlenin çıkarılmasıdır.

         BOTOKS VE DOLGU UYGULAMALARI

    İnsanlığın ilk dönemlerinden beri kadın-erkek herkes daha uzun, daha sağlıklı, daha dinç, daha genç ve güzel yaşamın peşinde olmuştur. Günümüzde insan ömrünün uzaması, bilim ve teknolojinin ilerlemesi ile bu daha olası ve kolay hale gelmiştir. Yüz bölgesindeki mimik kaslarına bağlı çok derin olmayan kırışıklıklar, çok basit, kısa ve fazla ağrılı olmayan botoks ve dolgu uygulamaları ile yüz ifadesi bozulmadan düzeltilebilmekte ya da daha belirsiz hale getirilebilmektedir. Bu uygulamalarda zaman içinde, giderek daha uzayan aralıklarla tekrar müdahale gerekebilmektedir.

 

                         Daha fazla bilgi için:  Alo SEVGİ  0342 220 60 60

 

 

seperator
Acil E-Randevu Dış Gebelik
Ambulans Hizmetleri E-Radyoloji Yeni Doğan Bebek Emzirme
Ameliyathane E-Laboratuvar Kızamık
Hasta Taşıma Hizmetleri E-Bebek Su Çiçeği
Laboratuvar E-Geçmiş Olsun Kabakulak
Poliklinik        
Radyoloji        
Yatan Hasta Servisi        
Yoğun Bakım
seperator