banner
● Acil Servis
● Anesteziyoloji ve Reanimasyon
● Beyin Cerrahisi
● Çocuk Cerrahisi
● Çocuk Hastalıkları
● Fizik Tedavi
● Dahiliye
● Genel Cerrahi
● Genel Yoğun Bakım
● İntaniye
● Kadın Hastalıkları ve Doğum
● Kalp ve Damar Cerrahi
● Kardiyoloji
● Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
● Ortopedi ve Travmatoloji
● Radyoloji
● Üroloji
● Yeni Doğan Yoğun Bakım

Kalp ve Koroner Damarlar

    Kalbin kendi kas dokusunu besleyen damarlara “koroner damarlar” adı verilmektedir Damar sertliği (ateroskleroz) adını verdiğimiz; damar duvarlarında yağ ve kireç birikimi ile oluşan plaklar damarların daralmasına veya tıkanmasına yol açabilir. Koroner damarlarda ortaya çıkan darlık ya da tıkanmalar, hastada göğüs ağrısı ve kalp krizine (miyokardinfarktüsü) neden olabilir.
    Koroner damarlarda darlık oluşumunu önlemek için temel prensip risk faktörlerinin düzeltilmesidir.
    Şeker hastalığının düzenli kontrolleri, kilo verilmesi, tansiyon yüksekliğinin tedavi edilmesi, yüksek kolesterol ve trigliserid değerlerinin düzeltilmesi, sigaranın kesin olarak bırakılması düzenli egzersiz yapılması gibi önlemler tedavinin esasıdır.

Koroner Anjiyografi ve Kalp Kateterizasyonu
    Koruyucu önlemler alınmasına karşın, koroner damarlarda darlık olduğunu düşündüren yakınmalar varsa yada ön testlerde (egzersiz testi, talyum testi vb) bozukluk saptanırsa kalp kateterizasyonu ve koroner anjiyografi yapılarak bu darlığın yeri ve derecesi tespit edilir. Kritik darlık tespit edilmesi durumunda tedavi seçenekleri balon anjiyoplasti-stent veya by-pass ameliyatı olabilir. Her iki tedavi yöntemi de günümüzde emniyetli bir şekilde uygulanmaktadır.

 

     Kalp kateterizasyonu 1930’ lardan beri insanlara uygulanan bir tanı yöntemidir, 1953 yılından itibaren de yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Günümüzde sıklıkla kasık damarı (femoral arter) nadiren de kol damarları kullanılmak-tadır. Kalp kateterizasyonu ve koroner anjiyografi, bir tedavi değil tanı yöntemidir. Kalp boşluklarının ve koroner arter-lerinkontrast madde verilmesi sırasında görüntülenmesi, ayrıca kalp boşlukları ve ilgili damarlardaki basınçların ölçülmesi esasına dayanır.

     Hasta işlemi onayladığını belirten belgeyi imzaladıktan sonra sakinleştirici ilaç verilerek kateter laboratuvarına alınır. Kasık ya da kol bölgesi uyuşturularak bu bölgedeki damara kanül yerleştirilir. İnce, plastik benzeri maddeden yapılı kateter ile önce kalp boşluklarına ulaşılıp basınç kaydı yapılır ve kontrast madde verilerek filmleri çekilir. Daha sonra koroner arterler görüntülenir ve film kayıtları alınır. Bu işlem yaklaşık 15 – 30 dakika kadar sürer .


                                                   Koroner damarın anjiyografik görüntüsü

          İşlem sonrası ilk saatler
     İşlem tamamlandıktan sonra kasıktaki kanül çıkarılır, 15 – 20 dk. süre ile bu bölgeye baskı yapılır. Kanamanın durduğu görüldükten sonra sıkı bir bandaj ile kapatılır. Ayrıca bandajın üzerine 3–4 kg. ağırlığında bir kum torbası yaklaşık 6 saat süreyle konulur. Daha sonra bu torba kaldırılır, önceki bandaj küçük bir bandaj ile değiştirilir. Hastaya kateterizasyon sonrası 4 saat içinde 1.5 – 2 lt. su içirilir. Aralıklı olarak kasık bölgesi, idrar miktarı ve elektrokardiyogram (EKG) kontrolü yapılır. Bu süre içinde hastanın ilgili kol veya bacağını mümkün olduğu kadar hareketsiz tutması gereklidir. Hasta toplam 6 – 8 saat kontrol altında izlenir. EKG çekilir ve doktor kontrolü sonrasında ayağa kaldırılır, yürümesi sağlanır. Bu aşamada da sorun olmadığı görüldükten sonra evine gönderilir. Ancak kateterizasyon-anjiyografi sırasında ciddi koroner ya da kalp hastalığı veya hastanın taburcu edilmesine engel bir bulgu tespit edilirse, hasta ve yakınları bilgilendirilir ve bu uygulama değiştirilebilir.

     Kalp kateterizasyonu sırasında veya sonrasında çok nadir olmakla birlikte kalp, kasık ya da kolda kanül yerleştirilen bölge ile ilgili sorunlarla karşılaşılabilmektedir.

     Kateterizasyon - anjiyografi işlemleri sonrasında düşük olasılıkla bu damar bölgesinde ilk günlerde ağrı, hafif şişlik ve morarma (hematom, ekimoz, psödoanevrizma) olabilmektedir. Deneyimli kateter laboratuvarlarında bu olayın ortaya çıkma sıklığı yaklaşık % 0.22 ile % 2.0 arasındadır. Kliniğimizde anjiyografi, balon anjiyoplasti ve stent işlemleri sonrasında komplikasyonların oranı ortalama 1.2 civarındadır. Yine işlem sırasında görüntüleme amaçlı verilen kontrast maddeye karşı alerjik reaksiyon (ürtiker, anjiyonörotik ödem, anaflaksi) ve böbrek fonksiyonlarında bozulma nadir de olsa gelişebilmektedir. Bu nedenle özellikle alerjik reaksiyonlara yatkınlığın ve bilinen böbrek hastalığının önceden bildirilmesi, gerekli önlemlerin alınması açısından önemlidir.



BALON ANJİYOPLASTİ-STENT  

Koroner Damardaki Darlıkların Balon Kateter ve Stent ile Açılması

    Koroner damarlarda tespit edilen darlıkların kateter laboratuvarında, damar içine yerleştirilen bir balon ve/veya stent ile ya da nadiren diğer girişimsel yöntemlerle açılması işlemidir.

Dünya’da ve Ülkemizdeki Durum
    Balonla darlıkların açılması işlemi dünyada 1977 yılında başlamıştır, ancak bugünkü şekli ile uygulanması 80’li yıllardan sonra olmuştur. 2005 yılında dünyada 4 milyondan fazla hastaya balon ve stent İşlemi uygulanmıştır. Bu sayının her yıl artış gösterdiği bilinmektedir. Ülkemizde 2003 yılında yaklaşık olarak 150 bin hastaya koroner anjiyografi ve kalp kateterizasyonu, 35 bin hastaya balon ve stent işlemi uygulanmıştır. Hastanemizde bir yıl süresince yaklaşık 5000’den fazla hastaya koroner anjiyografi,1000’den fazla hastaya balon anjiyoplasti-stent, 2500 hastaya bypass ameliyatı yapılmaktadır.

    Balon anjiyoplasti-stent işleminde ince yapıda, ancak basınca dayanıklı balon kateter koroner damar içindeki daralmış bölgeye yerleştirilerek şişirilir. Damarı daraltan yağ, kireç ve çeşitli yapılardan oluşan plak kısmen ezilerek ve çatlayarak açılır.
    Bir balon işlemi sırasında hayati tehlike %0.5’den düşüktür. Acil olarak by-pass ameliyatı yapılma gereği %1 den azdır. Seyrek olmakla birlikte bu ihtimal karşısında hazır olmak amacıyla hasta ile aynı kan grubundan ve test edilmiş olan 2 kişinin işlem esnasında hazır bulunması gereklidir. Balon işlemi sırasında hastanemizin kalp cerrahisi bölümünde gerektiğinde hemen ameliyata alınabilecek şekilde hazırlık yapılmıştır.

STENT
    1994 yılından bu yana balon anjiyoplasti işleminin başarısını artırmak ve damardaki yeniden daralma olasılığını azaltmak amacıyla stent adı verilen tel kafes yapısındaki metaller kullanılmaya başlanmıştır. Stentler günümüzde hemen hemen tüm balon anjiyoplasti işlemlerinde kullanılmaktadır. Balon anjiyoplasti-stent ve diğer tekniklerle başarı oranı kliniğimizde %98 civarındadır. Balon anjiyoplasti-stent işleminin başarısız olması nedeni ile by-pass ameliyatına alınan hastaların oranı %1, hayati tehlike oranı ise % 0.2 – 0.3 civarındadır.



İlaç Salınımlı Stentler 
    Stent ve balon uygulaması sonrasında ilk 6 aylık dönem içinde aynı bölgede tekrar daralma olasılığı % 20-30’dur. 2001 yılında kullanıma giren “ilaç salınımlı stentlerin” yeniden daralma ihtimalini %5-10 civarına indirdiği bilinmektedir. İlaç kaplı stentler ülkemizde de artan bir şekilde uygulanmaktadır ve tedavide önemli bir gelişme olarak kabul edilmektedir. Günümüzde başlıca kullanılan ilaç kaplı stentler metal stent yapısı üzerindeki ince polimer tabaka içinde sirolimus, paclitaxel, zotarolimus, everolimus ve yeni bazı ilaçlar içermekte ve bu ilacın salınımı ile etki göstermektedir.
    Yeniden daralma, tıkanma ve ilgili damara yeniden girişim gereksinimi oranları açısından normal stentlerden belirgin olarak üstün olan ilaç kaplı stentlerin de, kendi aralarında bu sonuçlar açısından kimi farklılıklar bulunmaktadır. Yeni nesil ilaç salınımlı stentlerin bazıları üzerindeki polimer tamamen eriyebilmektedir.

Tamamen Eriyen Stentler “Abbott - VascularScaffold” 
    Son 1 yıl içinde kullanıma giren tamamen eriyebilir stentler’in çatısı polimer yapılıdır. Yaklaşık 1.5 yıl içinde tamamen eriyerek yok olmaktadır. Tekrar daralma ihtimali yeni nesil ilaçlı stentler ile benzer oranda olmaktadır. 3 yıl içinde tekrar daralma oranı % 10 olarak bildirilmiştir.

İşlem Sonrası İlk Günler
    Balon, stent ve benzeri girişimsel yöntemler başarı ile tamamlandıktan 4–5 saat sonra kasık bölgesindeki kanül çıkartılır. Daha sonra yapılan bandaj ve üzerine yerleştirilen kum torbası 6 saat kadar bırakılır. Bu süre sonunda hasta ayağa kaldırılır yürümesi sağlanır. Genelde 2 gün içinde hasta evine gönderilir.
    Girişimden 1, 3 ve 6 ay sonrası için kontrol edilmek üzere Kardiyoloji  Polikliniği”ne randevu verilir. Bu kontroller sırasında gerekli görülen hastaların egzersiz testi ve kan yağları kan testleri ile değerlendirilir ve ilaç tedavisi gözden geçirilir.
                   
Kalp krizi (Akut Miyokardİnfarktüsü) sırasında ;
ACİL (PRİMER) KORONER BALON VE STENT GİRİŞİMİ


    Kalp krizi (Akut Miyokardİnfarktüsü), kalbin kendi kas dokusunu basleyen koroner damarların ani olarak tıkanması ile ortaya çıkmaktadır. Koroner damarın tıkanması ile kalp kas dokusu hasarlanır. Bu hasarın en az olması için acil olarak kan sulandırıcı (trombolitik) ilaçlar ya da balon ve stent uygulaması yapılabilir. Miyokardinfarktüsü geçirmekte olan hastaların ilk 6-12 saat içinde başvurmaları durumunda tıkalı ya da tıkanmak üzere olan koroner damarların balon anjiyoplasti ve stent yöntemi ile açılması mümkündür.



    Bu işlem “miyokardinfarktüsü” geçirmekte olan ve kardiyolojik değerlendirme sonrası uygun görülen hastalarda başarılı sonuçlar vermektedir. Hastalar koroner şikayetleri başladıktan sonra ne kadar erken hastaneye başvururlarsa sonuçların da o kadar başarılı olduğu bilinmektedir. Özellikle ilk 6 saatteki başvurular bu açıdan kritik öneme sahiptir.





KARDİAK PACEMAKERLAR(PİLLER):

    KardiakPacemakerler, kalbin ritim ve iletim sistemi bozukluklarını düzeltmek amacı ile vücuda yerleştirilen elektronik aletlerdir.




Kalp yaşamımız için çok önemli bir organımızdır. Vücudumuzdaki kanın damarlar içerisinde dolaşması ve dokuların beslenmesi kalbimizin düzenli çalışmasına bağlıdır. Kalp yaklaşık her insanın yumruğu büyüklüğünde ortalama yarım kilo ağırlığında kas dokusundan ibarettir. Dört boşlukludur. Resim 1 de görüldüğü gibi; üsteki iki boşluk sağ ve sol atrium(=kulakçık) altaki iki boşluk sağ ve sol ventrkül (=karıncık) olarak adlandırılır. Sağ atrium ve sağ ventrikül arasında triküspit kapak bulunur. Sağ atriumasuperior ve inferior ana toplar damarlar(=Vena kava) açılır. Sağ ventriküldenPulmoner arter çıkar

Resim 1 : Kalbin Anatomisi

    Pulmoner arter ağzında Pulmoner kapak bulunur. Sol atrium ve sol ventrikül arasında Mitral kapak vardır. Sol atriuma akciğerlerden gelen dört adet toplar damar(=Pulmonervenler) açılır. Sol ventrülden ana atar damar Aorta çıkar sol ventrikül ile ana atar damar arasında Aort kapak bulunur. Atar damarlar vücudumuza oksijenlenmiş temiz kan taşır. Pulmoner arter ise vücuttan dönen kirli kanı temizlenmek üzere akciğerlere taşır. Akciğerlerde temizlenen kan Pulmonervenler ile sol atrium ve sol ventriküle döner. Sol ventrikül'denaortaya ve dallarına atılan kan tüm vücuda ulaşır ve bu şekilde dokularımız beslenir.

KALP FONKSİYONLARI :
    Kalbin düzenli olarak kasılması ve gevşemesi ile kan vücudumuzda dolaşmaktadır. Kalbin kasılması (=Sistol) sırasında kalbin içerisindeki kan atar damarlara pompalanır. Kasılmanın ardından kalbin gevşemesi ve genişlemesi(=diastol) sırasında ise kan toplar damarlar vasıtası ile kalbe geri döner. Kalbin kasılması ile kanın damarlara pompalanması kalp vurusu (nabız) olarak adlandırılır.
Kalp dakikada 60-80 kez kasılarak 5-6 litre kanı damarlara pompalamakta ve kasılma ve gevşeme hareketi ile kanın sürekli olarak damarlar içerisinde dolaşmasını sağlaaktadir. Dolaşım hızı vücudumuzun ihtiyaçlarına göre yine kalp tarafından sağlanmaktadır.

KALBİN İLETİ SİSTEMİ:
    Kalp adelesinin fonksiyonlarını yapabilmesi yani kasılıp gevşemesi için bir uyarıya stimulusa ihtiyacı vardır. Bu uyarı da kalbin özel iletim (=elektrik) sistem tarafından sağlanır. Bu sistem tarafından elektrik üretilir ve özel yollarla kalbin her tarafına yayılır ve uyarıyı alan kalp adalesi kasılıp gevşeyerek fonksiyonlarını yerine getirir.

Resim 2 -Kalbin İleti sistemi


    Kalp uyarısı sağ kulakçıkta bulunan Sinüs Düğümünden başlar. Bu düğüm kalbimizin doğal jeneratörüdür. Bu düğümden üretilen elektrik özel iletim dokusu (=ileti telleri) tarafından önce sağ atrium daha sonra sol atriuma yayılır ve atriumlarlaventriküller arasında bulunan ikinci bir düğüme ulaşır. Bu düğüm Atrio-Ventriküler düğüm olarak adlandırılır. Daha sonra Hiss demeti ve sağ sol ön ve sol arka dal olarak bilinen dallara ve Purkinje olarak adlandırılan özel liflerle tüm ventriküllere yani kalp kasına ulaşır. Elektriki uyarının atriumlara yayılması sonucu atriumlar kasılır ve kanı ventriküllere pompalar. Daha sonra uyarı ventriküllere yayılır ve bu defa ventriküller kasılır Bu düzen durmaksızın devam ederek yaşamımızı sağlar. Bu özel ileti sisteminin de hastalıkları vardır.

    Kalbin iletim sisteminin bozulmasına yol açan hastalıklar Koroner arter hastalığı, kalp krizi, hipertansiyon, Aort ve Mitral kapak hastalıkları, kalıtsal hastalıklar, açık kalp ameliyatı sonrası, bazı ilaçlar ve yaşlılıktır. Bazen nedeni kesin olarak bilinmez.

             Kalbin ileti sistemi hastalıkları şu şekilde özetlenebilir.
1 –HASTA SİNÜS SENDROMU Sinüs düğümü Hastalığı
     Sinüs düğümü normalde dakikada 60-80 uyaran çıkarır. Aktivitesi arttığında 140-160/dak kadar uyarı çıkarabilmektedir. Sinüs düğümünün görevini yerine getiremediğinde düğümün hastalığından söz edilir.
A - SİNÜS DURAKLAMASI veya SİNUZAL ARREST Sinüs düğümü uyarı çıkaramamaktadır.
B -SİNÜS BRADİKARDİSİ Normalden az uyarı çıktığında; uyarı 50/dak altındadır.
C - SİNÜS TAŞİKARDİSİ Sinüs düğümü uyarısı normalin üstüne çıktığında 90-100/ dak üstündedir.

2- ATRİO-VENTRİKÜLER BLOKLAR:
Atrio-ventriküler düğüm hastalığı

Bu düğümden uyarının geçmesine göre;
A – BİRİNCİ DERECE A-V Blok,
Sinus uyarısı A-V düğümden geç olarak geçmektedir.
B – İKİNCİ DERECE A-V BLOK
Sinüs uyarısısnın bir kısmı A-V düğümden geçmekte bir kısmı ise geçememekte yani bloke olmaktadır. Tip I ve II şeklinde olmak üzere iki tipdir
C – ÜÇÜNCÜ DERECE TAM A-V BLOK
Sinüs uyarısı hiç bir şekilde A-V düğümden geçememektedir. Uyarı bu düğümde tamamen kesintiye uğramaktadır. Bu defa A-V düğüm altından başka bir odaktan uyarı çıkar ve yaşam sürdürülmeye çalışılır. Aksi takdirde kalp tamamen durabilir. İleti sistemi dışında, tüm kalp hücreleri uyarı çıkarabilme yeteneğindedir. Ancak bu ritmler hasta ritmlerdir. Kalbin düzenli çalışmasını bozar.

İleti yollarındaki bozuluklarda yani elektrik sistemindeki kesintiler ve duraklamalarda kalbin düzenli çalışması bozulur. Kalbin atım sayısı azalır. BRADİKARDİ veya atım sayısı hızlanır TAŞİKARDİ ortaya çıkar. Bradikardi kalp pili gerektiren en yaygın durumdur. Taşikardilerde ise kalp ritmini düzeltmek için ICD(=İNTRA CARDİAC DEFİBRİLATÖR) denilen aletler takılmaktadır.

BRADİKARDİ belirtileri ;

1.     Bayılma,

2.     Başdönmesi,

3.     Göz kararması,

4.     Fenalık ve kesiklik hissi,

5.     Çabuk yorulma, nefes darlığı,

6.     Çarpıntı,

7.     Unutkanlık,(beyin fonksiyonlarının azalması

8.     Kalpde büyüme ve kalp yetersizliği gibi...

    Kalp ritminin sayısına göre bu belirtiler hafif veya ağır olabilir. Bradikardi nedeni ile olan bayılmanın diğer nedenlere bağlı özellikle nörolojik bayılmalardan ayırt edilmesi bazen güç olabilir. Bradikardi nedeni ile bayılmada hasta olduğu yerde beyne kan gitmemesi neden ile birden yere düşer veya oturduğu yerde kafası düşer. O sırada nabız yoktur. AB alınamaz olay kısa sürer. 5-6 saniye gibi Uzun sürdüğünde ölüm meydana gelebilir. Bayılan kişi 2-3 saniye içerisinde çabucak kendine gelir. Bayılma sırasında vücudunu bir yere çarpmamışsa her hangi bir değişiklik olmadan kalkar ve işine devam eder.

KARDİAK PACEMAKERLER

    İleti sistemi bozukluklarının ve özellikle bradikardinin düzeltilmesi hayati önem taşır. Bradikardilerin düzeltilmesi ve günlük aktivitelerin daha iyi yapılabilmesi için pacemaker denilen aletler vücuda takılmaktadır. Resim 3 de görüldüğü gibi; pacemakerler iki bölümden ibaret elektronik aletlerdir.

Resim 3: Kardiyak Pacemaker



1.     PULSE GENERATÖR Uyarı çıkaran bölüm

2.     LEAD veya ELEKTROD İletiyi sağlayan bölüm

Pulsegeneratör batarya ve elektronik devreden ibarettir. Batarya genellikle lityumdur. Elektronik devre ise küçük bir minyatür bilgisayardır. Çeşitli programlar yüklenmiştir. İstenildiğinde mıknatıs yardımı ile program değişiklikleri yapılabilmektedir. Bataryadan gelen enerji küçük elektronik darbelere dönüşür ve lead vasıtası ile kalbe ulaşır. Elektronik devre kalbe iletilen elektrik uyarılarının zamanlanmasını ve yoğunluğunu kontrol eder.

Lead (=Elektrod) kalb ile Pulsegeneratör arasındaki iletimi sağlamaktadır. Genellikle poliüretandan yapılmış yalıtılmış bir teldir.

Kalp pili iki önemli işlevi yerine getirir.
A – UYARMA Kalpde uyarı olmadığı veya yavaş olduğunda istenilen hızda uyarı çıkarmak,
B – ALGILAMA veya HİSSETME Kalbin doğal aktivitesini algılamak onu izlemek duruma göre uyarı çıkarmak, Yani pulsegeneratör kalbin kendi ritmi mevcut ise uyarı çıkarmaz.

 

 KALP PİLİ NASILTAKILMAKTADIR?
Kalp pilinin iki şekli vardır.
 

1- Geçici Kalp Pili :
Bazı durumlarda kalpde geçici olarak bloklar veya Bradikardiler gelişebilir. Bu durumlar kendiliğinden düzelir. Düzelinceye kadar hastanın ritmini sürdürebilmek ve hayatını devam ettirmek için takılmaktadır.

Resim 4 : GeçiciPacemaker uygulaması


    Bir Pacemaker kutusu ve özel lead'den ibarettir. Lead bir damar yolu ile (boyun, kol veya kasıktan) kalbin içerisine yerleştirilir. Telin diğer ucu da dışardan Pacemaker kutusuna bağlanır. Bu tip geçici olarak yerleştirilen pacemakerler kolaylıkla hastanın durumu düzelince çıkarılabilir.

2- Kalıcı Kalp Pili :Bupacemakerler vücuda kalıcı olarak yerleştirilir.
İki şekilde uygulanır.
A – Endokardiyal yol: Burada elektrod bir damardan geçirilerek kalbin içerisine yerleştirilmektedir. İşlem lokal anestezi ile yapılır.
B – Epikardiyalyol : Elektrod direkt kalbin adelesine dikilmek sureti ile bağlanır. Bu uygulama genel anestezi ile yapılır. Endokardiyal uygulamanın yapılamadığı bazı durumlarda nadiren tercih edilir.

Resim 5 : Epikardiyal Uygulama Kalp Pili Uygulaması

ENDOKARDİYAL KALICI PACEMAKER UYGULAMASI :

    Bu uygulanma, özel katater laboratuvarında radyoskopi cihazı altında yapılır. Tamamen steril şartlarda ve lokal anestezi uygulanır. İşlem sırasında doktor ve yardımcı personelin ameliyathane koşullarında olduğu gibi, üzerlerinde steril giysi başlarında kep ve ağızlarında maske bulunur. Göğsün ön yüzü özel solüsyonlarla temizlenir ve steril örtüler örtülür. Pacemaker, genellikle sol göğüsde (sağ tarafta olabilir) köprücük kemiği altına yerleştirilir.

    Bu kesilen yerden bulunan damarlar içerisinden takılacak pacemakerin tipine göre 1-2-3 lead geçirilerek kalbin istenilen boşluğuna yerleştirilir. Eşik ölçümü dediğimiz ölçümler yapılarak leadin uyarıyı algılama ve uyarı çıkarma durumuna bakılır. Uygunsa leadler kesi yerindeki dokulara ve damara bağlanır. Leadin diğer ucu pulsegeneratöre bağlanarak generatör cilt altına özel hazırlanmış cebe konulur ve cilt kapatılır.
Kalbin durumuna bağlı olarak uyarılması gereken kalp odacığı daha önceden operatör tarafından belirlenmelidir.

Tek odacıklı Uyarım:
Bu uyarım için sağ atrium veya sağ ventrikülseçilir.Yalnız tek bir lead kullanılır.
İki veya Çift odacıklı Uyarım:
Kalbin hem sağ atriumu hem de sağ ventrkülü uyarılır. İki adet lead sağ atrium ve sağ ventriküle yerleştirilir.
Üç Odacıklı Bi-Ventriküler Uyarım
    Kalp Yetersizliğinde kullanılan özel bir uyarım şeklidir. Sağ atrium, sağ ventrikül ve koroner sinüs olmak üzere üç adet lead yerleştirilmektedir. Bu durumda Sağ atrium, sağ ventrikül ve sol ventrikül uyarılmaktadır.

    Kalıcı kalp pili işlem süresi genellikle 1-2 saattir. Üç odacıklı Pacemakerlerin takılmasında bazı durumlarda koroner sinüsün bulunması ve leadin yerleştirilmesi uzayabilir ve işlem 3-4 saat sürebilir.

Kalıcı kalp pili takılması sırasında oluşabilecek sorunlar v e işlemin riski nedir?

    Kalp pili uygulaması, cerrahi bir girişimdir. Bu uygulama sırasında bazı komplikasyon dediğimiz istenmeyen durumlar olabilir.Bu girişimlerde majör hayati önem taşıyan komplikasyon oranı düşüktür. % 1-5. Bu tip komplikasyonlar;Perikardiyaltamponad, pnömotoraks ve damar yaralanmasıdır.
    Perikardiyaltamponad: lead yerleşimi özellikle burgulu leadlerin yerleşimi sırasında görülür. Elektrod kalp dokusunu zedeleyerek ve delerek kalbin zarı arasına girer. Bu sırada perikard yaprakları arasında kan toplanır. Toplanan sıvının miktarına göre kalbin işlevi bozulur. Kalp zarı içerisindeki kanın ponksiyon ile veya cerrahi olarak boşaltılması gerekir. Elektrod yerleşimi sırasında kalp delinmesi çok çok nadir bir durumdur. Ve genellikle kalp dokusunun çok inceldiği kalp yetersizliklerinde olmaktadır.
    Pnömotoraks: Elektrodun kalbe girişi için damar aranması sırasında akciğer zarının delinerek akciğer dokusunun sönmesidir. Bu durumda akciğer zarı içerisine hava dolar. Havanın dışardan tüp takılarak boşaltılması gerekebilir. Bazen küçük yaralanmalarda akciğer zarı içerisine dolan hava miktarı çok azdır ve herhangi bir müdahale yapılmadan kendiliğinden emilir. Pnömotoraks genellikle KOAH ve Amfizem gibi hastalıklarda ve göğüs deformitelerinde görülmektedir.
Damar yaralanması: Kalp yetersizliğinde üç odacıklı pacemaker takılması sırasında koroner sinus'ün yaralanması ile olur. Bazen koroner sinüs veya dalları delinebilir ve bu takdirde kalp etrafında kan toplanır ve perikardiyaltamponad gelişebilir.
    Bu majör komplikasyonların dışında minör dediğimiz küçük komplikasyonlar ise ritm bozuklukları, pacemaker cebinde şişlik, ağrı ve kanama olup kolaylıkla düzeltilebilir.
İşlem sırasında elektrodun geçebileceği damar bulunmazsa; (damar tıkalı veya çok ince olabilir veya doğumsal olarak yoktur) işlem diğer taraftan tekrarlanabilir.
    Hiç bir şekilde damar bulunmazsa elektrod cerrahi olarak epikardiyal yol ile yerleştirilir.
İlk 1*3 ay içerisinde elektrod kalbin içerisinde takılmış olduğu yerden çıkabilir. Yeniden düzeltilmesi gerekir.

Şok Cihazı (ICD=İmplantableCardiacDefibrilator) nedir?
    Kalbin özellikle damar hastalıklarında ve kalp kası hastalıklarında kalpden anormal ritmlerdoğar.Buritmler çok hızlıdır ve düzeltilmediği takdirde ölümcül olabilir. Hayatı tehdit eden bu ritimlere Ventriküler Taşikardi ve VentrikülerFibrilasyon denilmektedir. Bu hızlı ritmler sırasında kalp kası kasılma ve gevşeme hareketini yapamaz. Bu ritmler özellikle VentrikülerFibrilasyon ancak elektriki şokla düzeltilebilir. İşte ICD vefa defibrilatör denilen cihazlar bu nedenle kalbe yerleştirilmektedir. Generatörleri görevleri gereği biraz daha kompleksdir ve elektrodları özel olarak yapılmıştır. Normal Pacemakerlere göre biraz daha büyük olan bu aletler de kalıcı pacemakerler gibi vücuda yerleştirilir. Bu aletler aynı zamanda pacemaker vazifesini de görmektedirler.

KardiakResenkronizasyon (CRT) nedir?
    Kalp Yetersizliğinde kalpdekielektriki yayılmada gecikmeler Sol Dal Bloku görülmektedir. Saniyelerle ölçülen bu elektriksel gecikme nedeni ile kalbin sağ ve sol karıncığı aynı anda koordine ve senkronize çalışamaz. Kalp giderek bozulur ve kalp yetersizliği ağırlaşır. Bu durumu düzeltmek için kalbin hem sağ hem de sol karıncığına elektrod yerleştirilir. Bu elektrodlar aracılığı ile kalbin iki tarafının senkronize olarak çalışması sağlanır.
Bu cihazlar hakkında daha geniş bilgi Kalp Yetersizliği bölümündedir.

 PACEMAKER (Kalp Pili) TAKILMIŞ HASTA BAKIMI :

1.     Pacemaker takıldıktan sonra yara yeri kapatılarak hasta yatağına alınır. İlk 12 saat yatak istirahati gereklidir. Ertesi günlerde yara yeri bakımı ve göğüs radyografisi çekilerek kalbin içerisine konulan elektrodların yeri ve pacemakerin verileri kontrol edilir.

2.     Hastanın durumuna göre; genellikle 2-3 günde hasta evine gönderilir.

3.     Evde yaranın bulunduğu tarafda ki omuzun 1 ay süre ile fazla hareket etmemesi gereklidir. Omuz dışında ön kol ve el hareket ettirilebilir.Kolu sabit vücuda yapıştırmak doğru değildir. Kol serbest olmalı ve sadece omuz hareketleri kısıtlanmalıdır.

4.     Pacemkerin yerleştirildiği bölüme basınç uygulanmamalı ve bir süre (20-30 gün) yüzüstü yatılmamalıdır.

5.     Yaranın bulunduğu taraf temiz ve kuru tutulmalıdır.İlk 1 hafta sonra yapılan kontrolde yara bakımı doktorunuz tarafından yapılmalıdır.

6.     Daha sonraki kontroller yine doktorunuz tarafından yapılacaktır.

7.     Pacemaker takılan her hastaya Pacemaker firmasınca özel bir kart verilir. Bu kart üzerinde hastanın kimlik bilgileri ve Pacemaker bilgileri yazılıdır. Bu bilgiler gerek Sosyal Güvenlik bölümünce ve gerekse Pacemaker firmasının ana birimi tarafından kayıt altında tutulur ve izlenir. Hastaların bu kartı devamlı yanında taşıması gereklidir.

    Pacemakerler elektronik aletlerdir. Elektrik ile çalışan mıknatıs barındıran aletler etrafında elektromanyetik alan bulunur. Bu alanlar genellikle zayıfdır ve pacemakerinizi etkilemez. Ancak güçlü elektromanyetik alanlar elektromagnetik etkileşime neden olur. Bu durum geçici olarak kalp pilinizin fonksiyonlarını bozabilir. Geçici de olsa sizi zor duruma sokabilir.
Özellikle hava alanındaki ve bazı binaların girişlerindeki dedektörlerin kuvvetli elektromagnetik alan etkileri vardır. Pacemakerinizin olduğunu belirterek, (kartınızı göstererek) bu alanlardan kesinlikle geçilmemesi zorunludur.

Birtakım ameliyatlar ve girişimlerde kullanılan aletler Pacemakerlerietkiliyebilir.
     Radyografi ve bilgisayarlı tomografi ve dental girişimlerden pacemaker etkilenmez ancak bu işlemlere girerken teknisiyenlerepacemakerin belirtilmesi uygun olur.
    Tanısal amaçlı ultrason cihazları pacemakerin bulunduğu bölgeden uzak tutulmalıdır.Transducerpacemaker cebi üzerine gelmedikçe bir sorun teşkil etmez.
    Tedavi amaçlı Ultrason cihazlarında transducerPacemaker cebinden en az 15 cm uzakta tutulmalıdır.
Elektroliz aletlerinin aplikatörü 15-20 cm uzakta tutulmalıdır.
Bazı girişimler normal koşullarda önerilmez. Ancak girişimi yapacak ve sizi takip eden hekim girişimin önemine göre bazı tedbirler alarak bu girişimlerin yapılmasına izin verebilir. Bunlar; Elektrokoter, diatermi, radyasyon tedavisi, harici defibrilasyon, radyofrekansablasyonu, lipotropsi, trans-kutan elektrikli sinir stimülasyonu (TENS) cihazı ve manyetik bir alan kullanarak digital sinyaller kullanan bazı işitme cihazları

 Bazı girişimler ve aletlerin kullanılması ise kesinlikle önerilmemektedir.

1.     Manyetik Rezonans görüntüleme (MRI)

2.     Fabrikalarda kullanılan elektrikli çelik fırınlar,

3.     Enerji santralleri, büyük jeneratörler, iletim hatları ve iletim binaları,

4.     Radyo ve televizyon yayın kuleleri,

5.     Elektrikli ark kaynağı,

6.     Sanayi mıknatısları ve dielektrik ısıtıcılar,

7.     Tuğla ocakları gibi indüksiyon fırınları,

8.     Bazı müzik sistemleri hoparlörlerin de ki mıknatıslar,

Evde kullanılan bazı aletlerden ise pacemaker etkilenmemektedir.

1.     Telefonlar, kablosuz telefon bir tehlike yaratmaz. Cep telefonu ve telsiz telefonlar (Pacemaker cebinden 15 cm uzakta mümkünse diğer tarafta tutulması önerilir.) Standart telefonların ahizesi pacemaker cebinden uzakta tutulmalıdır.

2.     Pacemakerlerdedahili güvenlik özellikleri vardır. Bu özellikler pacemakerinizi elektrikli ev aletlerinden koruyabilir. Bu aletler kullanılırken pacemakerinizin 10 cm uzağında olmalıdır. Bunlar; çamaşır makineleri, elektrikli battaniyeler, süpürgeler, ütüler, kablosuz bıçaklar, koşu bantları, saç kurutucuları, mikrodalga gaz ve elektrik fırınları, televizyonlar, radyolar, mutfak robotları gibi

3.     Pacemakerlerin 15-20 cm uzağında tutularak kullanılması gereken aletler; Elektrikli kablolu saç kurutma makineleri, çağrı cihazları, Dikiş makineleri ve overlok makineleri, büyük mıknatısları olan müzik hoparlörleri, gibi

Bütün bu aletler kullanılırken dikkatli olunmalı ve tek başına kullanılmamalıdır. Elektrikli aletlerin iyi topraklanmış bir prize takılması gereklidir. Elektrik kaçakları için kontrol edilmesi de gereklidir.

 

seperator
Acil E-Randevu Dış Gebelik
Ambulans Hizmetleri E-Radyoloji Yeni Doğan Bebek Emzirme
Ameliyathane E-Laboratuvar Kızamık
Hasta Taşıma Hizmetleri E-Bebek Su Çiçeği
Laboratuvar E-Geçmiş Olsun Kabakulak
Poliklinik        
Radyoloji        
Yatan Hasta Servisi        
Yoğun Bakım
seperator