banner
● Acil Servis
● Anesteziyoloji ve Reanimasyon
● Beyin Cerrahisi
● Çocuk Cerrahisi
● Çocuk Hastalıkları
● Fizik Tedavi
● Dahiliye
● Genel Cerrahi
● Genel Yoğun Bakım
● İntaniye
● Kadın Hastalıkları ve Doğum
● Kardiyoloji
● Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
● Ortopedi ve Travmatoloji
● Radyoloji
● Üroloji
● Yeni Doğan Yoğun Bakım

Kalp damar Hastalığı Nedir

Kalbimiz dakikada ortalama olarak 70 kere kasılır ve her seferinde 70-90ml kanı vücudumuza pompalar. Yani günde yüz bin, ayda üç milyon, yılda ise otuz beş milyon kez çarpar. Ortalama insan ömrü içerisinde kalbimiz iki buçuk milyar kez çarpar ve 180 milyon litre kanı pompalar.

Tüm vücut organlarımızın çalılıklarını devam ettirebilmesi ve fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri için kalbin kanı yorulmadan pompalaması gerekmektedir. Kalbin kendisinin de beslenebilmesi için nu pompa işlemi ile atılan kanın koroner yani kalbin kendi besleyici damarları vasıtasıyla taşınması gerekir. İşte bu koroner damarların hastalıklarına kalp damar hastalığı veya koroner arter hastalığı denir.

Koroner damarlarının en sık görülen hastalığı “ateroskleroz” damar sertliği hastalığıdır. Damar duvarı katmanları içerisinde kolesterol ve başka birtakım maddelerin birikmesi ile damarda darlık yada tıkanıklık yaratması haline “ateroskleroz” denir. Bunun sonucunda kalp kaslarına yeteri kadar kan gidemediği için kalp kasında hasarlanma ile kasılma gücünü kaybetme, ritim problemleri, kalp kasında yaralanmalara bağlı kapak fonksiyonlarının bozulmasından kalbin yırtılmasına kadar pek çok ciddi soruna yol açabilen bir hastalıktır. Ülkemizde ve tüm dünyada koroner kalp hastalıkları ölüm ve iş gücü kaybına yol açan en önemli sağlık sorunudur.

Foto: Ateroskleroz görüntüsü

Risk Faktörleri

  1. YAŞ: Erkeklerde 40, bayanlarda 50yaş üstü ya da erken menapoz

  2. CİNSİYET: Erkekler daha risklidirler

  3. AİLE ÖYKÜSÜ: En önemli risk faktörü genetik aktarımdır. Birinci derece akrabalarında 45 yaş öncesi kalp hastalığı, ani ölüm ya da inme öyküsü olan insanlar yüksek risk altındadırlar.

  4. SİGARA: Bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük

  5. HİPERTANSİYON: Kan basıncının 120/80mmHg üzerinde olması halinde her insan ateroskleroz riski altındadır.

  6. KOLESTEROL DENGESİZLİĞİ: Total kolesterolün 180 üzeri, LDL kolesterolün 130 üzeri, HDL kolesterolün 90 altı, LDL/HLDL kol oranın 1.5’den büyük olması halleri ateroskleroz için ciddi risk yaratır.

  7. DİYABET HASTALIĞI: Damar duvar fonksiyonlarını bozarak damar duvar hasarı ile ateroskleroza yol açar.

  8. KİLO: Vücut kitle index’inin 25’in üzerinde olması (Ağırlık kg / Boy 2 m) yada erkekte bel çevresinin 102cm, bayanda da 88cm üzeri olması.

  9. STRES: Uzun süreli stres ile yaşamak riski artırır.

  10. A-TİPİ KİŞİLİK YAPISI: Mükemmeliyetçilik riski artıran bir faktördür

  11. DEPRESYON:

  12. Hormonal dengesizlik, Mineral bozuklukları (kan homosistein seviyesinin artması)

  13. KÖTÜ BESLENME

  14. ALKOL

  15. YAŞAM TARZI: Spor yapmama, yürüyüş yapmama, hareketsiz yaşam

Bu risk faktörleri içerisinde yaş, cinsiyet, aile öyküsü gibi değiştirilemez risk faktörlerine bir şey yapılmasa da pek çok risk faktörü kişinin kendisi tarafından kontrol edilebilir faktörlerdir. Hastalıkla mücadelenin ilk basamağı kontrol edilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıdır.

Kalp Damar Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Kalp hastalığının teşhisini zorlaştıran en önemli risk hastaların mutlaka bir şikayetinin olacağını varsayması ya da olan şikayetlerin başka hallere (soğuk algınlığı, mide ağrısı, kas tutulması gibi) yorulmasıdır. Tüm popülasyonda %50, şeker hastalığı olanlarda ise %70 hiç şikayet olmadan kalp damar hastalığı olabilir ve hastalar ani ölüm dahil pek çok hayati risk ile karşı karşıya kalabilirler. Bu nedenle hiç şikayetimiz olmasa dahi 35 yaş üzeri herkesin senede en az bir kere kardiyoloji muayenesinden geçmesi bu hastalığın sorun büyümeden yakalanmasını sağlayan en önemli tedbirdir.

Olası şikayetler: 1- Göğüs ağrısı (angına pektoris), 2- Bulantı , terleme ani yorulma solunum güçlüğü 2- Miyokart infarktüsü (kalp krizi), 3- Ritim bozuklukları (çarpıntı), 4-Kalp yetmezliği, 5- Ani ölüm

En önemli uyarıcı şikayet göğüs ağrısıdır. Klasik kalbe bağlı göğüs ağrısı göğüs kemiğinin ortasından boyna sırta kola yayılan baskı tarzında ve hastaya ciddi ölüm korkusu yaşatan genellikle aktivite sırasında olup 10sn ile 15 dakika arasında sürebilen ve dilaltı ilaca cevap veren tarzdadır. Ancak sadece kolda, mide üzerinde, sırtta değişik ağrılar özellikle basınç oluşturan ve eforla gelen ağrılar uyarıcı olmalıdır. Bu bölgede olan ağrılar öncelikli olarak kalp hastalığı habercisi olarak kabul edilip ekarte edildikten sonra olası diğer sebepler araştırılmalıdır.

Kalp damar hastalıklarının teşhisi için eforlu EKG testi ve miyokard perfüzyon sintigrafisi yaygın kullanılan tarama testleridir. Yüksek riskli ve genç hasta guruplarında BT koroner anjiografi en önemli tanı aracıdır. Tanı doğrulaması anjiografi ile yapılır ve tedavi süreci burada saptanan patolojiye göre şekillendirilir.

    Ateroskleroz dışında koroner arter hastalığı nedenleri:

1- Arteritler; vücudun kendi damar dokusuna karşı otoimmun reaksiyon vermesi ile oluşan hastalıklar. (Sistemik lupus eritematozus, Takayasu hastalığı gibi)

2- Embolizm,

3- Koroner damarlarında kalınlaşma; amiloidosis, radyasyon

4- Vazospastik angına

 5- Kasın koroner damarları şıkştırması (Müsküler Bridge)

6- Aort diseksiyonu (damarın kendi içine yırtılması) 7- Doğumsal Kalp Hastalıkları (arteriovenöz fistül, koroner çıkış anomalileri gibi)

Koroner Kalp Hastalığının Tedavisi

Kalp Damar Hastalıklarında Tedavi

Koroner damarlarda önemli darlık ve/veya tıkanıklık görüldüğünde, eğer uygunsa, aynı seansta veya daha sonra balon anjiyoplasti yapılabilir. Balon anjiyoplastide, damar içindeki dar olan bölgede, özel olarak yapılmış balon, kısa süreli olarak şişirilerek darlık genişletilir. Balon, aynı damarda birden fazla darlığa veya birden fazla damardaki darlıklara aynı seansta veya farklı seanslarda yapılabilir. Gerekli durumlarda balona ek olarak o bölgeye, yine balon yardımıyla stent (kafes) konur.

Balon işleminde darlık bölgesine ucunda şişebilir bir balon olan kateter yerleştirilir (A), darlık yerine yerleştirildikten sonra balon şişirilerek darlık açılır (B).

Balon anjiyoplastiye uygun olmayan durumlarda, bypass cerrahisi veya ilaç tedavisi önerilebilir.

Bypass cerrahisinde ise damardaki darlık bölgesinin öncesi ile sonrası arasına köprü görevi gören bir damar konulur. Bu konulan damar, hastanın kendisinin bacak toplardamarı veya göğüsten alınan bir atardamar olabilir. Böylece kan, bu köprü yardımıyla, dar veya tıkalı olan bölgenin ilerisine geçebilir.

Burada sol ön inen artere (left anterior descending -LAD-) yapılan LİMA bypasını ve sağ koroner artere (RCA) yapılan safen bypasını görüyoruz.

Koroner damar hastalığında kullanılan ilaçlar; koroner damarları genişletici, kalbin yükünü azaltıcı, o bölgede pıhtı oluşmasını önleyici veya ateroskleroz üzerinde çok olumsuz etkileri olan kolesterolü düşürmeye yönelik ilaçlardır. İlaçlar doktor kontrolünde ve sürekli olarak kullanılmalıdır.

Ne yazık ki, gerek koroner arter hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar, gerekse balon ve bypass, damar hastalığını ortadan kaldırmamaktadır. Dolayısı ile koroner damarın aynı bölgesinde veya farklı bölgelerinde yeni darlıklar ortaya çıkabilir veya hafif olan darlıklar daha da ilerleyerek ciddi darlık haline gelip, probleme yol açabilir. Bundan dolayı hastaların risk faktörlerini uzaklaştırması, ilaçlarını düzenli kullanması, problemlerin erken saptanması açısından doktorunun önerdiği zamanlarda ve bunun dışında şikayeti olduğu her zaman, kontrollere gelmesi çok önemlidir.

 

 

seperator
Acil E-Randevu Dış Gebelik
Ambulans Hizmetleri E-Radyoloji Yeni Doğan Bebek Emzirme
Ameliyathane E-Laboratuvar Kızamık
Hasta Taşıma Hizmetleri E-Bebek Su Çiçeği
Laboratuvar E-Geçmiş Olsun Kabakulak
Poliklinik        
Radyoloji        
Yatan Hasta Servisi        
Yoğun Bakım
seperator